Yirmi yıl öncesine kadar akvaryum olarak tabir edilen İzmit Körfez’i, bu gün can çekiştirmektedir.
Son dönemlerde denizimizin temizlenmesi için bir çok olumlu çalışmaların yapılmış olması İzmit Körfez’ini yeniden eski günlerine döndürmek için yeterli değildir.
Yapılan kolektörler ve arıtma tesislerinin yeterli olmadığı veya istenilen sonuçları vermediği aşıkardır.
Evsel ve sanayi atıkları hala denize akıtılmakta ve İzmit Körfezine akan onlarca dere her türlü atığı körfezimize taşımaktadır.
Vahşice denizimizi doldurma çalışmaları, yetkililerin körfezde dolgu yapılmıyor açıklamaları ile örtüşmemekte ve dolgu çalışmaları tam hızıyla devam etmektedir.
Başta Dilova’sı, Derince, Altınova olmak üzere bir çok yerde dolgu çalışmaları var, birde eski Seramik fabrikasının olduğu yerde bu güne kadar yapılmış dolguların en büyüğü yapılmak isteniyor.
Bu günkü aymazlığımızla denizimizle ilgili bütün bu olumsuzluklara göz yummaya devam edersek, gelecekte Körfez’den geriye sadece güzel resimler kalacak.
Dünyanın en güzel körfezine sahip bu kent, muhteşem körfezine sahip çıkmalıdır.
Sanayi bu kentin olmazsa olmazı, ancak vahşi sanayi dönemine Körfezimizin çevresinde denizimizi yok edecek faaliyetlerine son vermeliyiz.
Deniz kirliliği, denizlerdeki eko sistemi bozup, tüm deniz canlıların aleyhine olumsuz olarak etkilerken, yaşam kaynaklarımızdan biri olan denizimizin potansiyeli yok etmektedir.
İnsan faaliyetleri ile çok kolayca yok edilebilen denizlerdeki eko sistem diğer tüm çanlıların besin zincirini direk olarak etkilemektedir.
Marmara’ nın incisi İzmit Körfezi, sanayinin, çarpık yapılanmanın, bilinçsiz avlanmanın ve yanlış müdahalelerin olumsuz etkileri ile yok olmaktadır.
Gözümüz gibi korumamız gereken İzmit Körfez’i, onlarca medeniyetin burada kurulmasına neden olmuştur.
Bunca medeniyeti çevresine toplamış bu bereketli güzelliğin kıymetini bilelim ve koruyalım, başka İzmit Körfezi yok.