Radikal’de Sabancı ve Bilgi Üniversiteleri’nde verilmeye başlayan Kürtçe Kursu hakkında bir haber okuyordum. Bu eğitimi alan öğrenciler arasında bir öğrenci vardı ki, uzun zamandır kafamda olan bazı endişeleri iyice derinleştirdi. Öğrenci Ermeni Anoush Suni, Sabancı Üniversitesi Türkiye Çalışmaları konusunda lisansüstü eğitimi alıyor. Hikayesini şöyle özetliyor: “Amerika’da doğup büyüdüm, Ermeniyim. Annemin ailesi 1907’de Van’dan Amerika’ya göçmüş, babamın ailesinin bir kısmı da 1909’daki Adana olaylarının ardından… Fransızca, Ermenice, Arapça, Farsça biliyorum. Sabancı’ya Türkçe öğrenmeye, lisansüstü yapmaya geldim, Kürtçe öğretildiğini görünce ona da merak saldım.” Tabi buraya kadar her şey gayet normal, ancak Anoush devam ediyor, “Bu yaz tezim için Elazığ’da eski bir Ermeni köyündeydim. Şimdi köyde Kürtler ve Zazalar yaşıyor.”
Uzun zamandır yurt dışında eğitim gören gençleri takip ediyorum, yaşadığım çevre itibariyle de TEV İnanç Türkeş Özel Lisesi’nden, birçoğu Amerika’nın seçkin okullarında eğitim görmekte olan öğrenciler tanıyorum. Bunlardan sosyal bilimler alanında eğitim görenlerin tez konusunun hep Türkiye Araştırmaları, bilhassa da Doğu Anadolu bölgesinde yapılan alan araştırmaları olduğunu fark ettim. Geçenlerde benzer bir şeyi daha, bambaşka bir çevrede sohbet esnasında duydum. Yine Amerika’da öğrenim gören bir genç buradaki ailesini arayarak yardım etmelerini istiyor, Doğu’da bir ilde araştırma yapmaları gerekiyormuş, okuldaki hocaları öyle yönlendiriyormuş. Şimdi sizin de içinize şüphe düşmedi mi? Sormazlar mı Anoush’a sen neden Ermenistan Araştırmaları yapmıyorsun Anoush? Türkiye Araştırmaları yapmanı Sabancı Üniversitesi’ndeki hocaların mı istedi? İşin acı tarafı gençlerimizin farkında olmadan, yüzlerce CIA ajanının toparlayamayacağı bilgiyi kendi elleriyle derleyip masumane duygularla, eğitimini başarıyla tamamlama gayreti içerisinde Amerikan Üniversitelerine sunmaları. Şüphesiz üniversiteler de bu bilgileri ilgili yerlere servis ediyordur…